SU, boşa akmaz, hayatın içine akar!

Bu çağda kentler büyüdükçe insanlar sıkışıyor. Birbirinin üstüne yapılmış evlerde barınıyorlar. Nerede olduklarını levhalardan anlıyorlar. Zamanı makinelerle kontrol ediyorlar. Hiçbir şeyi tam anlamıyla tüketemiyorlar. Bu yüzden kirleniyorlar. Beton ve demirin kuşatmasındalar. Farkında olmadan sürgünde yaşıyorlar. Her şey hızlı, kirli, paslı. … Okumaya devam et SU, boşa akmaz, hayatın içine akar!

Bu dünyadan geçip giderken geride sadece şu kalır…

“… Sonuçta bu dünyadan geçip giderken geride sadece şu kalır: Toprağa bir ağaç mı diktin, yoksa oradan ağaç mı söktün? Hak mı yedin, hak mı dağıttın? Gönül mü kurdun, gönüller mi yıktın? Hayat bu kadar sade ve basittir…” Buket Uzuner Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları – Hava (sayfa 181) fotoğraf yaprakayse Okumaya devam et Bu dünyadan geçip giderken geride sadece şu kalır…

KANAGA

KANAGA diyor ki; Doğaya iyi davran! Herkes, sorumluluklarını yerine getirirse sorunlar aşılır. Dünyaya yardım etmek için önce kendini arındırmalısın! “Uzak geçmişin insanları, evrenin ve insanın kaynak kodunun aynı ve doğanın bütün elementlerinin bunun bir parçası olduğunu biliyorlardı. Bu kaynağa ister ruh, ister aşk diyelim. Ateşi, suyu, havayı, toprağı sonsuzca birleştiren odur. Dünya konuştu. Eski insanlar onu dinlediler. Bu kadim bilgi, gelenek oldu. Biz, bu bilgeliği kaybettik. Unutulmayacak olanı unuttuk…” Bu sözlerle başlıyor KANAGA. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan Dünya’yı kurtarma çabasını konu alırken, kendisine ve yeryüzüne iyi davranmayan, sorumluluklarının bilincinde olmayan, olsa bile aldırmayan insana, kendine gelmesi gerekliliğini hatırlatan … Okumaya devam et KANAGA

Bir Orman Hikayesi

“… Ben bir gün bu dağ köyünde Duyulacak en güzel sesi duydum, Rüzgâr, yüzyıllık ağaçların kalbinden, Meşelerin, köknarların, pırnalların Gizli sazlarından haber verdi, Yitmiş ormanların acısını dinledim, derinden…” (Ceyhun Atuf Kansu; “Dağ Köyü”) -Orman bizim her şeyimizdir delikanlı, anamız, babamız, evimiz…- diye, yanımda oturan ihtiyar anlatmaya başladı. Alacakaranlık gittikçe artıyordu. Güneş, aşağılarda uzanan ovadan tamamen çekilmişti. Yalnız arkamızdaki büyük ormanda, ağaçların üstüne atılmış kırmızı bir çuha gibi rüzgarla hafif hafif kıpırdıyordu. Biraz sonra büsbütün kayboldu. Ve o anda her şey değişiverdi. Şimdiye kadar yaşayan, kımıldayan, ses çıkaran ova artık ölüydü ve beyaz, ince bir sisle örtülmeye başlamıştı. Buna karşılık orman … Okumaya devam et Bir Orman Hikayesi

İklim Değişikliği En Büyük Tehdit

Küresel Isınma: 2100 yılıyla birlikte dünyanın çoğu kısmı 45 santigratlık şiddetli günlük sıcaklıklarla karşı karşıya kalabilir Araştırmacılar uyarıyor, içinde bulunduğumuz yüzyılın sonunda, sera gazlarının günümüzün iki katından daha yüksek seviyeye çıkmasıyla birlikte yaz mevsimi günlük sıcaklıkları dünyanın “büyük kısmında” 45 … Okumaya devam et İklim Değişikliği En Büyük Tehdit